Sanal Makineleri Compute Engine'e Taşımak İçin En İyi Uygulamalar

Bu makalede, bilgi işlem yüklerini Google Cloud Platform'a taşıma işlemi için gerekli kılavuzlar ve en iyi uygulamalar yer almaktadır.

İş yükünü buluta taşırken, altyapınızın farklı bileşenlerini nasıl yöneteceğinizi belirlemeniz gerekir. Verileri taşıma yöntemi, veritabanlarını taşıma yönteminden farklıdır. Bilgi işlem kaynaklarının taşınması için gerekli yöntem ise bu ikisinden de farklıdır.

Müşterilerin çoğu, buluta taşıma işlemini değerlendirirken başlıca faktör olarak maliyeti göz önünde bulundurur. Google Compute Engine sanal makinelerinde sunulan uzun süreli kullanım indirimi (SUD) sayesinde maliyetler, geleneksel bir veri merkezindeki donanımın veya sanal makinelerin yönetiminden çok daha düşük olabilir. Farklı bir bulut hizmetinden Cloud Platform'a geçiş yaparken aynı fiyat avantajlarından faydalanabilirsiniz.

Öte yandan müşterilerin büyük çoğunluğunun farkında olduğu avantaj hızdır. Zira sanal makineleri neredeyse anında oluşturabilirsiniz ve bu esnada kaynakların toplanması veya önceden sağlanması için beklemek zorunda kalmazsınız. Buluttaki sanal makineler; işletmelerin yeni uygulamaları hızla kullanıma sunmasını, denemesini ve gerektiğinde kapatmasını sağlar. Uygulamaları hızla deneyebilme, gerektiğinde hataları hızla meydana çıkarma ve kısa süre içerisinde neyin çalışıp neyin çalışmadığını bulabilme olanağı büyük bir avantaj sağlar. Bu olanaklar, yeniliklerden doğabilecek maliyetleri azaltır. Şirketinizdeki farklı grupların küçük bir deneme için altyapı satın alıp kullanma konusunda çekinmesine gerek kalmaz. Müşteriler, farklı bulut hizmeti sağlayıcılarından gelseler de, hızlı ve küresel bir ağ ile sanal makinelerin hızlı başlatılabilmesi gibi avantajların farkına varabilir.

Son olarak, müşterilerin çoğu ek yükleri karşılayabilmenin avantajlarından faydalanır. Veri merkezlerinden yararlanmak için genellikle her birinin kendine has iş ilişkisi, faturalandırma modeli ve sözleşmeleri bulunan çeşitli tedarikçilerle çalışmak gerekir. Buluta taşınarak bu ek yükü önemli ölçüde azaltabilirsiniz. Bundan böyle, personeliniz bir veri merkezi işletmenin ek yönetim yüküyle uğraşmak zorunda kalmaz. Tüm çalışanlar bunun yerine işletmenizin gelişmesine ön ayak olan gelişmelere odaklanabilir.

Teknik iş yükünün büyük bir bölümü bilgi işlem kaynakları veya bilişim gerektirdiğinden, bu makalede sanal makinelerinizi taşırken gerçekleştirmeniz gereken görevler ve bunlarla ilgili olarak önerilen uygulamalar üzerinde durduk. Ancak bilişim, çoğu iş yükünde çok önemli bir rolü üstlendiğinden ister istemez veritabanı, mesajlaşma ve analiz gibi uygulamaların çalışmasını sağlayan diğer konular üzerine de konuştuk.

Taşıma süreci tek seferde büyük bir operasyonla tamamlanacak bir adım değildir. Aşağıdaki bölümlerde önerilen adımlar açıklanmaktadır.

Maliyetleri hesaplama

Herhangi bir sanal makineyi taşımadan önce atılacak ilk adım maliyeti hesaplamaktır. Bunun için de şu anda veri merkezlerinizde çalışan her şeyin maliyetini değerlendirmeniz gerekir. Hesaplanacak maliyet, yalnızca fiziksel makinelerin maliyeti değildir. Ağ donanımları, güç, soğutma, çalışanlar ve veri merkezlerinin kirası da buna dahildir.

Bu maliyetleri hesaplarken bulut için bir maliyet modelinizin olması gerekir. Göz önünde bulundurmanız gereken konular şunlardır:

  • Ne tür bir işletim sistemi kullanacaksınız? Bu işletim sistemi için lisans gerekiyor mu?
  • Ne tür sanal makineler kullanacaksınız? Sanal makineler farklı boyutlardadır ve maliyetleri de boyuta göre değişir. Uygulamalarınızın performans özellikleri hakkında bilgi sahibi olmanız gerekir.
  • Uygulamanız için sanal makineler dışında hangi hizmetler gerekiyor ve bu hizmetlerin ücreti nedir?
  • Bu uygulamalar, lisanslı yazılım gerektiriyor mu? Bu yazılımlar ne kadara mal olacak ve bulut platformunda kullanılabilir mi?

Tek bir sanal makineyi bile taşımadan önce bunların hepsini planlamanız gerekir. Cloud Platform satış ekibiniz, bu maliyetleri değerlendirip hesaplamanıza yardımcı olur.

Hâlihazırda bir bulut hizmeti sağlayıcısını kullanıyorsanız bu hesaplamalar farklı olabilir. Örneğin, kendi veri merkezinizi kiralamanın maliyetini dikkate almanız gerekmez. Ancak bu gereklilik yine de geçerlidir. Taşıma işleminden önce mevcut sağlayıcınızın faturalandırma modeliyle Google'ınki arasındaki farklılıkları anlamanız gerekir. Örneğin, Amazon Web Services'tan (AWS) geçiş yapıyorsanız Cloud Platform blogundaki, sanal makinelerin fiyatlandırma değerlendirmesine göz atabilirsiniz.

Taşınacak öğeleri değerlendirme

Taşımanın maliyetini değerlendirdikten sonra nelerin taşınacağını belirlemeye başlayabilirsiniz. Modern kuruluşlarda müşteriye yönelik uygulamalardan arka ofis uygulamalara, geliştirici araçlarından deneysel uygulamalara kadar çok farklı türde uygulamalar bulunur. Bu uygulamaların hepsini aynı anda ve aynı yöntemle taşımak mantıklı değildir.

Uygulamaları üç geniş kategoriye ayırmanızı öneririz:

  • Taşınması kolay uygulamalar. Bu uygulamaların bağımlılıkları daha azdır. Ayrıca uygulamalar daha yenidir, içeride yazıldığından lisans sorunları yoktur ve ölçekleme ile diğer bulut kalıplarına daha elverişlidir.
  • Taşınması zor uygulamalar. Bu uygulamaların bağımlılıkları daha fazladır. Bunlar ölçeklendirmeye daha az elverişlidir ve karmaşık lisans gerekliliklerine sahiptir.
  • Taşınamayan uygulamalar. Özel veya daha eski donanımlar üzerinde çalışan bazı uygulamalar taşıma için uygun olmayabilir. Ayrıca bu uygulamaların veri merkezinizde kalmalarını zorunlu kılan kurumsal veya yasal gereklilikleri ya da buluta taşımaya izin vermeyen karmaşık lisans gereklilikleri olabilir.

Yukarıdaki maddeler, üç kategoriye ayırma yöntemine örnek olarak verilmiştir. Sizin uygulamalarınız için daha fazla belirleyici faktör olabilir. Cloud Platform satış ekibiniz size yardımcı olabilir.

Bir veri merkezinden veya başka bir bulut hizmeti sağlayıcısından uygulama taşıyıp taşıyamayacağınızı belirlerken yukarıdaki faktörlerin hepsi geçerliliğini korur.

Bu işlem tamamlandığında, taşınacak ilk uygulamanızı veya uygulamalarınızı seçebilirsiniz. Başlangıçta yalnızca birkaç uygulamayı taşımanızı öneririz. İlk başta taşınacak uygulamalar hem gelecekteki taşıma işlemleri için bir şablon oluşturur hem de taşıma işlemlerinizi tanımlamanıza yardımcı olur.

Taşıma işlemini tasarlama

Hangi uygulamaların taşınacağına karar verdiğinizde, herhangi bir taşıma işleminden önce bulut ortamınızın ne olacağını tasarlamanız gerekir. Atılacak ilk adım mevcut ortamınızı Cloud Platform ile karşılaştırmaktır. Aşağıdaki tabloda karşılaştırma üzerine kısa bir genel bakış sunulmuştur:

Hizmet Türü Veri Merkezi Google Cloud Platform
İşlem Fiziksel donanım, sanallaştırılmış donanım (VMWare ESXi, Hyper-V, KVM ve XEN) Google Compute Engine
Depolama SAN, NAS ve DAS Kalıcı disk ve Google Cloud Storage
MPLS, VPN, donanım yük dengeleme ve DNS Google Cloud VPN, Google Cloud Interconnect, Compute Engine yük dengeleme, Google Domains ve Google Cloud DNS
Güvenlik Güvenlik duvarları, NACL'ler, rota tabloları, şifreleme, IDS ve SSL Compute Engine güvenlik duvarları, şifreleme, IDS ve SSL
Kimlik Active Directory ve LDAP IAM, GCDS ve LDAP
Yönetim Yapılandırma hizmetleri ve CI/CD araçları Dağıtım Yöneticisi, yapılandırma hizmetleri ve sürekli entegrasyon/sürekli teslim (CI/CD) araçları

Uygulamaları AWS'den taşıyorsanız karşılaştırma kılavuzunu kullanarak AWS ve Cloud Platform hizmetlerinin farklarını değerlendirebilirsiniz.

Uygulamanızın neye ihtiyacı olduğunu ve neleri kullandığını anlamak için çeşitli hizmetleri karşılaştırdıktan sonra ortamınızın Cloud Platform'da nasıl görüneceğini planlamaya başlayabilirsiniz.

Herhangi bir sanal makineyi taşımadan önce uygulama için ortamı oluşturmanız gerekir. Aşağıdaki bölümlerde önerilen adımlar verilmektedir.

Yönetim oluşturma

Şirketinizde kimin bulut kaynakları için oluşturma, erişim, değiştirme ve kaldırma izinlerine sahip olacağını belirlemelisiniz. Ayrıca kaynakların ödemesinin nasıl yapılacağına da karar vermelisiniz. IAM için en iyi uygulamalar belgelerinden yardım alabilirsiniz.

Bu noktada bulutta kimlerin hesabı olacağını da belirlemeniz gerekir. Şirketinizdeki herkesin, hatta geliştiricilerinizden her birinin buluta doğrudan erişebilmesi gerekli olmayabilir. Önceden bu hesapları ayarlayıp oluşturma ve silme işlemiyle ilgili politikaları belirlemelisiniz.

Ağ oluşturma

Herhangi bir sanal makineyi taşımadan önce makinelerin taşınacağı ağlar hazır olmalıdır. Uygulamaların taşınması esnasında prosedürlerin oluşturulması zor olabileceğinden, izinler ve hesaplara benzer şekilde, bu ağın önceden oluşturulması gerekir.

Bir ağ tasarlarken yalnızca bir uygulama için ağ oluşturmadığınızı, şirketinizin uygulayacağı bir kalıp hazırladığınızı unutmayın. Aşağıdaki soruları kendinize sorun:

  • Her uygulama için ayrı bir ağınız mı olacak yoksa ağlar her bir ortam için ayrı ayrı mı oluşturulacak?
  • Uygulamalarınız paylaşılan hizmetlere nasıl erişecek?
  • Ağlar için topla ve dağıt modelini mi yoksa tam örgüsel ağ modelini mi kullanacaksınız?
  • Birbirinden ayrı ağları nasıl bağlayacaksınız?
  • Ağlar arasında VPN bağlantısı mı kullanacaksınız yoksa projeler arası ağ iletişimini mi benimseyeceksiniz?

Çeşitli seçenekler ve şirketler arasındaki farklar göz önünde bulundurulduğunda, her durumda geçerli olacak tavsiyeler vermek oldukça zordur. Yalnızca ihtiyaçlarınızı değerlendirmenizi ve uygulamaların dağıtımına başlamadan önce bir strateji belirlemenizi öneririz.

Ağ tasarımının diğer adımı ise mevcut kaynaklarınızın bağlantısını nasıl kuracağınıza karar vermektir. Google, ihtiyaçlarınıza bağlı olarak bir dizi farklı bağlantı seçeneği sunar.

En temelde, mevcut kaynaklarınız ile Google arasında bir VPN bağlantısı oluşturabilirsiniz. Bu hizmetle, her iki konum arasında statik veya dinamik rotalar oluşturabilirsiniz.

Google'a daha hızlı bağlanmanız gerekirse Google'a doğrudan bağlanan kiralık bir hat oluşturmanıza yardımcı olabilecek Cloud Interconnect iş ortaklarıyla iletişime geçebilirsiniz.

Son olarak, birçok doğrudan eşleme konumumuzdan birinde Google ile doğrudan bağlantı oluşturmayı tercih edebilirsiniz.

İşlemleri planlama

Bulutta çalışan uygulamalarınız olduğunda onları herhangi bir sistemde yapılması gerektiği gibi izlemeli, operasyonel olarak yönetmeli ve günlükleri saklamalısınız. Bu işlemleri, gelişmiş planlamanızın bir parçası olarak düşünmeniz gerekir.

Kullanılabilecek birtakım üçüncü taraf yapılandırma araçları mevcuttur. Chef, Puppet ve diğer benzer uygulamalar size yardımcı olabilir. Bu araçları zaten kullanıyorsanız Cloud Platform ortamınızda da kullanmaya devam etmelisiniz. Bu araçları daha önce kullanmadıysanız geliştiricilerinizin ve mühendislerinizin çalışma tarzını göz önünde bulundurarak hangisinin sizin için en iyi sonuçları vereceğini bulmak amacıyla değerlendirme yapmanızı öneririz. Bu araçlar, dağıtımınıza ve operasyonel yönetiminize dahil etmenizi önerdiğimiz Google Cloud Deployment Manager ile birlikte çalışabilir ve bu programa destek olabilir.

İzleme ve günlük kaydı konusunda da benzer bir karar vermeniz gerekir. Cloud Platform'da iyi performans gösteren çeşitli üçüncü taraf araçlar mevcuttur. Bu araçlardan birini veya birkaçını önceden kullandıysanız kullanmaya devam edebilirsiniz. Aksi takdirde izleme, günlük kaydı ve uyarı işlevlerini tek bir hizmette birleştiren Google Stackdriver dahil olmak üzere çeşitli araçlardan yararlanmayı göz önünde bulundurun.

Taşıma işlemine başlama

Bütün bunlar tamamlandıktan sonra ilk uygulamanızı taşımanız gerekir. İlk taşıma, gelecekteki taşıma işlemleri için şablon görevi görür. Taşıma yaptıkça süreci mutlaka geliştireceksiniz, ancak özellikle ilk taşıma işleminde yaptığınız her şeyi kaydetmeniz gerekir.

Sonraki bölümde, üst düzey taşıma mimarileri ve her senaryoda taşıma işlemi için gerekli adımlar anlatılmaktadır.

Taşıma mimarileri

Genel olarak, her uygulama için izleyebileceğiniz üç çeşit taşıma mimarisi vardır.

Birincisi, uygulamayı bulut için tamamen yeniden tasarlamaktır. Bu uygulanabilir bir seçenek olsa da temel olarak bulutta yeni bir uygulama oluşturmakla aynı yol olduğu için bu makalenin kapsamı dışındadır.

Aşağıdaki bölümlerde, ikinci ve üçüncü mimariler anlatılmaktadır.

Lift-and-shift taşıma

Bu yaklaşım, bir uygulamada en az değişiklik yapılmasını gerektirdiğinden genellikle taşıma işlemine başlamanın en kolay yoludur. Bu senaryo, mevcut uygulamayı kapatmayı ve veriler ile sanal makineleri buluta kopyalamayı gerektirir.

Verileri taşıma

Lift-and-shift taşımanın ilk adımı, uygulamanın çalışması için gerekli olan verileri taşımaktır. Bu veriler genellikle veritabanında bulunur ancak aynı zamanda SAN'den (Depolama Alan Ağı) Cloud Storage'daki nesne depolama alanına taşıyabileceğiniz statik varlıklar da bu verilere dahildir. Uygulamanın yerel olarak ihtiyaç duyduğu verileri de sanal makineleriniz başlatıldığında Compute Engine kalıcı disklerine indirilmek üzere Cloud Storage'a taşıyabilirsiniz.

Sanal makineleri taşıma

Bir sonraki adım sanal makinelerinizi taşımaktır. Bunu yapmak için çeşitli yöntemler bulunur. Google, görüntülerin manuel olarak içe aktarılmasıyla ilgili bilgileri içeren belgeler sağlar. Dilerseniz CloudEndure gibi üçüncü taraf bir iş ortağı hizmetinden de yararlanabilirsiniz. Daha fazla bilgi için bkz. CloudEndure'u Kullanma.

Uygulamayı test etme

Veriler ve sanal makineler Cloud Platform'da çalışmaya başladıktan sonra beklediğiniz gibi çalışıp çalışmadığını görmek için uygulamayı test modunda çalıştırmanız gerekir. Test aşamasına uygulamanın performans metriklerinizi karşılaması ile düzgün bir şekilde dağıtıldığının, izlendiğinin ve günlük kaydının tutulduğunun doğrulaması dahildir.

Üretime geçiş

Bu adımın ne kadar süreceği uygulamanın yapısına bağlıdır. Üretim uygulamasının çalıştığı yere geçiş yapmak için hemen hemen her zaman uygulamanın bir süredir çevrimdışı olması gerekir. Kullanıcı tarafında uygulamayı çevrimdışı hale getirmeden üretime geçmek, bu makalede verilen en iyi uygulamaların kapsamı dışındadır.

Taşıma işleminin ne kadar süreceğini iki şey belirler:

  • Orijinal verileri içe aktardığınızdan bu yana ne kadar süre geçti?
  • DNS'in uygulamanızın ön uç girişlerini güncellemesi ne kadar sürer?

Genellikle ilk sorunun yanıtı üzerinde daha fazla kontrol imkanınız bulunur. Üretime geçiş için gereken zaman aralığının kısa olması gerekiyorsa verileri aktardıktan sonra olabildiğince hızlı bir şekilde üretime geçmelisiniz.

Kabul edilebilir bir zaman aralığı belirledikten sonra:

  1. Kullanıcılarınızı bakım dönemleri hakkında bilgilendirin.
  2. Uygulamanızı geçerli konumundan kaldırın.
  3. Kayıp verileri Cloud Platform'daki uygun konumlara aktarın.
  4. DNS girişlerini değiştirin ve buluttaki uygulamayı açın.

Her şey yolunda giderse uygulama tamamen taşınmış olur ve kullanıcılarınız uygulamayı tekrar kullanmaya başlayabilir.

Karma taşıma

Üçüncü mimari yaklaşım, karma taşımadır. Bu taşıma türünde uygulamanın yalnızca bir kısmı buluta taşınır. Taşınan bu kısım genellikle ön uç ve uygulama mantığıdır. Arka uç ve arka uçla ilgili hizmetler, diğer mevcut kaynaklarla birlikte kalmaya devam eder. Karma taşıma, kaldırma ve değiştirme işleminin varyasyonudur. Bu yöntem, uygulamanın buluta taşınabildiği ancak bazı arka uç hizmetlerinin taşınamadığı durumlarda kullanışlıdır. Bu taşıma türü, kaldırma ve değiştirmeden daha az işlem gerektirir. Örneğin veri depolama, bu mimaride buluta taşınmaz.

Ağ bağlantısını belirleme

İlk adım, mevcut kaynaklarınız ve Cloud Platform arasında yeterince hızlı bir bağlantı oluşturmaktır. Bu bağlantının yapısı tamamen uygulamanızın profiline bağlıdır. Bazı durumlarda, VPN yeterli olabilir. VPN'in yeterli olmadığı durumlarda özel ve yüksek hızlı bir hatta ihtiyacınız olur.

Sanal makineleri taşıma

Bir sonraki adım, kaldırma ve değiştirmede olduğu gibi sanal makine görüntülerini taşımaktır. Bu noktada benzer şekilde uygulamanızın bulutta beklenen performansı verdiğinden emin olmak için mevcut kaynaklarınızla tekrar bağlantı kurularak test edilmesi gerekir.

Üretime geçiş

Son noktada verileri taşımak zorunda olmadığınızdan bakım aralıkları oldukça kısadır. Yine de şu işlemleri gerçekleştirmeniz gerekir:

  1. Kullanıcılarınızı bakım dönemleri hakkında bilgilendirin.
  2. Mevcut uygulamayı kapatın.
  3. DNS girişlerini değiştirin.
  4. Buluttaki uygulamayı açın.

Her şey yolunda giderse uygulamanız Cloud Platform'da çalışmaya başlar. Bu noktada, kullanıcılarınıza tekrar uygulamaya erişim izni sağlayabilirsiniz.

CloudEndure'u kullanma

CloudEndure, hizmet aksama süresini minimuma çekip kesintisiz çoğaltma imkanı sunarak makinelerin bir platformdan diğerine taşınmasını hızlandıran araç zinciri ve internet hizmetidir. Çözüm, aşağıdaki teknolojik yapılardan oluşur:

  • Blok düzeyinde kesintisiz çoğaltma aracı. Aracı metodolojisi, kaynak makinesi altyapısına bakılmaksızın fiziksel, sanal veya bulut tabanlı makinelerin taşınmasını sağlar. Blok düzeyinde metodolojiyle işletim sistemi verileri, yamalar, yapılandırmalar, uygulamalar, veritabanları ve daha birçok öğe taşınır. Ayrıca önemli bileşenlerin unutulması gibi insan kaynaklı hataların meydana gelme riski de ortadan kaldırılır. Bu yaklaşım, uygulamaya bakılmaksızın, desteklenen herhangi bir işletim sistemi için oldukça yüksek bir taşıma başarısı oranına sahiptir. Kesintisiz çoğaltma, verilerin daima gerçek zamanlı olarak senkronize olmasını sağlar. Bu sayede periyodik veri değişikliklerini takip etme ihtiyacı ortadan kaldırılarak uygulamanın geçişi için gereken zaman aralığı kısaltılır.
  • Otomatik sistem dönüşümü motoru. Herhangi bir kaynak sistemin, başlatma esnasında otomatik olarak ve hızlı bir şekilde Cloud Platform biçimine dönüştürülmesini sağlar. Bu sayede sistemi taşıma işlemini manuel olarak hazırlamak için gereken uzun hizmet aksama süresi ortadan kaldırılır. CloudEndure'un dönüşüm motoru, makinenin dakikalar içerisinde Compute Engine için hazır hale gelmesine yardımcı olur ve çoğaltılmış durumların en güncelini kullanarak makineyi çalışır hale getirir.
  • Otomatik uygulama yığınını düzenleme. Bu özellik, geçiş projesi mühendislerinin her bir makinenin hangi alt bölgeye ve bölgeye taşınacağını, iş yükünü desteklemek için gereken CPU ve RAM miktarını önceden belirlemesini sağlar. Ayrıca CloudEndure, taşıma işlemi için hazırlanan ağları ve diskleri de önceden yapılandırır.

Bu yapılar; geçiş projenizi hızlı, güvenli ve güvenilir bir şekilde tamamlamanızı sağlayarak geçiş projelerinde ortaya çıkan başlıca riskleri ve hizmet aksama süresini azaltır.

CloudEndure ile sanal makinelerinizi taşıma işlemi şu şekilde olur:

  1. CloudEndure aracısını kaynak makinelerde çalıştırın.
  2. Çoğaltmanın tamamlanması için CloudEndure kontrol panelini izleyin.
  3. Kaynak makinelerdeki mevcut iş yükünü tamamlayın ve yeni işlem başlatmayın.
  4. Herhangi bir verinin değiştirilmiş olma ihtimaline karşı son bir kez kademeli senkronizasyon gerçekleştirin.
  5. Hizmet uç noktalarınızı Compute Engine'de yeni hazırlanmış hedef makinelere taşıyın.

Sanal makine taşıma işlemiyle ilgili ayrıntılı bilgi için Sanal Makineleri Compute Engine'e Taşıma başlıklı eğitici içeriğe göz atın.

Örnek kullanım alanları

Bu bölümde, müşterilerin Compute Engine'den yararlanmak amacıyla iş yüklerini hızla taşımak için CloudEndure'u kullandıkları 5 yöntem açıklanmaktadır.

Birçok iş yükünü aynı anda taşıma

Bir perakende şirketi satın alınmıştır ve şirketin iş yükünün tamamının Cloud Platform'a taşınması gerekmektedir. Şirketin Linux tabanlı makine filosu, şirket içi veri merkezlerine ve çeşitli bulut hizmeti sağlayıcılara yayılmıştır. Bazı makinelerin taşınması kolaydır. Ancak şirket yönetimi, veritabanını ve SAN cihazlarını hizmet aksama süresini minimuma düşürerek taşımanın onları zorlayacağını bilmektedir. Hizmetin aksadığı her bir dakika bu perakende satış şirketi için gelir kaybı anlamına gelmektedir.

CloudEndure, tüm filoyu kesintisiz olarak aynı anda çoğaltırken hedef Compute Engine sanal makinelerindeki Linux çekirdeklerinin de sürümünü yükseltebiliyordu. SAN depolama hacimleri doğrudan Compute Engine kalıcı disklerine aktarıldı. Tüm çoğaltma işlemi tamamlandığında uygulamanın geçişi için gereken zaman aralığı sadece birkaç dakikaya kadar kısaltılmıştı.

VMWare üzerinde çalışan Windows iş yüklerini taşıma

Asya'da birden fazla veri merkezine sahip bir şirketin VMware üzerinde çalışan Windows sanal makineleri çok büyük bir alan kaplamaktadır. Şirketin Active Directory ve Exchange gibi kritik hizmetlerinde aksamayı minimuma indirerek Windows Server 2008R2 ve Windows Server 2012R2 sunucularını Cloud Platform'a taşıması gerekmektedir.

Birçok benzersiz uygulamaya ve farklı Windows sürümlerine rağmen CloudEndure'un disk düzeyinde çoğaltması sayesinde tüm sistemleri için aynı taşıma yöntemi kullanılabildi.

Büyük ve çok katmanlı uygulamaları taşıma

Büyük ve çok katmanlı bir uygulamanın iş yüküne sahip bir şirket, sunucularını kendi veri merkezlerinden buluta aktarmak istemektedir. Şirket içi iş yükünün %90'ı sanal ortamda ilerlemektedir ve müşteri, sanal disk anlık görüntülerini yavaşça buluta aktarmalarına ve makineleri buluta hazır hale getirmek için manuel sistem değişiklikleri yapmalarına olanak sağlayan araçlardan haberdardır. Uygulamanın geçişi esnasında hizmetin aksaması uzun süreceğinden bu seçenek ideal olmasa da mümkündür. Bununla birlikte, iş yükünün %10'u kritik veritabanlarını barındıran fiziksel sunucularda çalışmaktadır. Bu durum, taşımada önemli bir sorun teşkil etmektedir. Zira müşteri, bu kritik fiziksel sunucuları taşımak için hipervizör tabanlı yöntemlerin hiçbirini kullanamayacaktır.

CloudEndure'un altyapıya dayalı olmayan aracısı, otomatik makine dönüşüm motoruyla birlikte kullanıldı. Böylece müşteriye aynı işlem ve araçlar yardımıyla hem fiziksel hem sanal sunucuları bulut ortamına taşıma imkanı sunuldu. Ayrıca CloudEndure'un disk düzeyinde çoğaltma yaklaşımı, taşıma sürecinin tüm uygulama katmanlarında aynı olmasını sağladı. Blok düzeyinde çoğaltma ise uygulamanın geçişinde meydana gelen hizmet aksama süresini birkaç saatten birkaç dakikaya düşürdü.

Sık güncellenen uygulamaları taşıma

Sık güncellenen uygulama iş yüküne sahip bir şirket, uygulamasını buluta taşımak istemektedir. Başlangıçta müşteri, buluta önceden yapılandırılmış bekleme sistemlerini kurmuş ve kaynak uygulama verilerini hedef bekleme sistemlerine taşımaya çalışmıştır. Bekleyen uygulamaları daha sonraki bir tarihte birincil uygulama konumuna geçirmeyi planlamışlardır. Ancak, verileri taşımak ve bunların senkronize olmasını sağlamak zaman alacaktır ve bu esnada kaynak uygulamaları ve işletim sistemi sık sık güncellenmektedir. Müşteri, zaman içerisinde bazı yamaların veya uygulama değişikliklerinin uygulamanın geçişi esnasında göz ardı edileceğini ve sistemlerin kesilmesine neden olacağını düşünerek daha da endişelenmektedir.

CloudEndure'un blok düzeyinde çoğaltma yaklaşımı, bu endişeleri giderebildi. CloudEndure tüm disk bloklarının tutarlı bir durumda çoğaltılmasını sağladı. Hedef diskler, uygulamanın en güncel halini kullanarak gerçek uygulama verilerini korumakla kalmadı, aynı zamanda işletim sistemi yamalarını, güncellemeleri, uygulama yapılandırması ve daha pek çok şeyi de muhafaza etti.

Birden çok veri merkezinden taşıma

Hem şirket içinde hem de ortak yerleşim tesislerinde birden fazla veri merkezi bulunan bir şirket, buluta taşıma süreci kapsamında tüm merkezlerini birleştirmek istemektedir. Müşteri, uygulamaları bir altyapıdan diğerine taşımanın alışılagelmiş zorluklarının yanı sıra ağla ilgili zorluklarla da karşı karşıya kalmıştır. Uygulamalardan bazıları, ayrılmış birden fazla ağ üzerinde aynı özel IP alanlarını kullanmaktadır. Bunun sonucunda tek ve birleştirilmiş bulut tabanlı bir ağa taşıma işlemi gerçekleştirildikten sonra çakışmalar meydana gelecektir. Taşıma işleminden önce bulutta ağ değişikliklerinin yapılması gerektiği aşikardır. Bu tür değişiklikleri iş akışı kesilmeden yapmak ve test etmek oldukça önemlidir.

CloudEndure'un hedef makine şablonu mekanizması, müşterinin bulutta hedef sunucu ağı ayarlarını yapma yöntemini dilediği sıklıkta tanımlamasına ve yeniden tanımlamasına olanak sağladı. Her bir şablon yapılandırmasının tekrarlanmasının ardından müşteri, kaynak sunucuları etkilemeden hedef sunucuları izole bir bulut ağında test edebildi ve sunucuların tepkilerini doğrulayabildi. Tüm test kriterleri karşılandığında uygulamanın geçişi için gereken zaman aralığı planlandı. Uygulama geçişi, yüksek öngörülebilirlik ve düşük riskle tamamlandı.

Sonraki adım

Bu sayfayı yararlı buldunuz mu? Lütfen görüşünüzü bildirin:

Şunun hakkında geri bildirim gönderin...